Haber

Deprem Sonrası Kira Artışlarına Hapis Cezası Çözüm mü?

Türkiye’de özellikle son 2 yılda yükselen kiraların yarattığı konut sorununa bir de deprem tehlikesi eklendi. İstanbul’da son 2 yılda kira artış oranı yüzde 417 olurken, diğer illerde de durum pek farklı değil. Ev sahiplerini durdurmak için Temmuz 2022’de getirilen yüzde 25’lik kira artışı sınırlaması duruma çözüm olmazken, sınırlama Temmuz 20232’den sonra sona erecek. 11 il, çevre illerden başlayan kira artışları tüm Türkiye’ye yayılma yolunda. Bu sıkıntıya son çarenin hapis cezası olacağı iddia edildi.

Türkiye’de son 1 yılda ortalama kira artışı yüzde 145 olurken, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yabancı akınına uğrayan Antalya gibi şehirlerde bu oran yüzde 250’nin üzerine çıktı.

TCMB verilerine göre son 1 yılda konut fiyatlarındaki artış yüzde 167,8 iken bu etkiyi ortadan kaldırmak hayal olur. Son iki yıla dönüp baktığımızda 2021’de asıl kırılmanın kur artışları ile olduğunu görüyoruz. İstanbul’da son 1 yılda kira artışı yüzde 133,65 olurken, son iki yıldaki artış yüzde 100 arttı. %416,58 olarak görüldü.

Son 1 yılda artışın ivme kazanmasında hem enflasyon gibi baz etkisinin hem de 2022 Temmuzunun prestijiyle getirilen yüzde 25 ile kira artışlarının sınırlandırılmasının rol oynadığı düşünülüyor.

Ev sahiplerinin buna tam olarak uyduğu söylenmese de ihtilafların yüksek olduğu ve adaletin bu davalara ayak uyduramadığı da biliniyor.

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde yıkımın boyutu ve alanı fazlaydı ve bu ister istemez yine kiraları etkiledi.

Depremin etki alanındaki 11 ilde ayakta kalan ve hasar görmemiş bina sayısının düşük olması nedeniyle, önce çevre illerde, ardından büyükşehirlerde kira artışları görülmeye başlandı.

Marmara bölgesinde deprem tehlikesine dikkat çekilerek, İstanbul’da da sağlam olduğu düşünülen ve yönetmeliklere uygun inşa edilmiş yeni konutlara talep var. Bu talep enflasyonu yaratır.

Deprem nedeniyle faaliyetlerine ara veren Türkiye Büyük Millet Meclisi bugün yeniden açılırken, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın kira zamları için çalışmalara başladığı haberi geldi.

Sarsıntı, salgın hastalık ve dış talep gibi nedenlerle kiralardaki fahiş fiyat artışlarına ilişkin yasal düzenlemenin teknik çalışmalarının başladığı öne sürülürken, Bakanın talimatıyla fahiş zamlara 2 yıldan 2 yıla kadar ceza verilmesi planlanıyor. Türk Ceza Kanunu’na (TCK) eklenmesi planlanan madde ile 5 yıl.

Abdurrahman Yıldırım, Habertürk’teki köşe yazısında, hükümetin eski milletvekillerinden Metin Külünk’ün de geçtiğimiz günlerde yaptığı paylaşımla dikkat çektiği kira zamları konusuna da değindi.

Yıldırım, ‘Kiralarda deprem’ başlıklı yazısında, yeni kira kontratlarını içermediği için kiralardaki artışın TÜİK tarafından tam olarak ölçülemediğini belirterek yazısını şu cümlelerle noktaladı: konut arzındaki sorunlar da büyüyecek ve ortaya çıkan balon daha fazla sorun yaratacaktır:

Seçimlere yaklaştığımız bu dönemde siyasi partilerin bir deprem politikası ortaya koymasında ve konut sorununu analiz etmelerinde büyük fayda görüyoruz.

Sosyal medyada yayılan bazı tartışmalarda, Kahramanmaraş ve Malatya gibi depremlerden etkilenen illerde sağlam kalan evlerde durumun fırsata dönüşmesi üzerine para cezalarında indirim yapılmaya başlandığı belirtildi.

İnceleme ve incelemelerin yapıldığı bazı illerde çok sayıda emlak ofisine ceza kesildiği de biliniyor.

Nitekim Mersin’de kiralar 3 kat arttı, Malatya’da 2 bin lira olan kiralar 9 bin liraya çıktı, deprem sonrası en çok göç alan büyükşehirlerden biri olan Ankara ve bunun gibi illerde kiralar yüzde 100 arttı. Sivas, Konya ve Bursa gibi. Savaştan kaçan yabancıların da gözdesi olan Antalya’da yüzde 40’a varan zamlarla kiralar yükseliyor. .

Son olarak, kira artışlarını fahiş seviyelere taşıyan ev sahipleri hakkında hapis cezası iddiası bugün yinelendi.

Fırat Kozok’un Bloomberg’in haberine göre, fahiş kira artışları nedeniyle konut sahiplerine 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü ancak ‘fahiş’ konusundaki kararsızlığın devam ettiği ileri sürüldü. Şu anda düzenlemenin detaylarının netlik kazanmadığı belirtildi.

Konut piyasasında hem balonun hem de daralmanın parmaklıklar ardında kalmasıyla “stagflasyon”un sonu mu görülüyor yoksa enflasyonla mücadelede yatırım aracı olarak konut yerine yabancıya satış yapmak daha uygun bir yol olabilir mi? Ne dersiniz?

kose-haber.xyz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu